Blog yazmak istiyorum, ama?

Evet arkadaşlar, blog yazmak istiyorum, ama bugün eskisi kadar internette araştırma yapıp blog okumadığımı fark ettim. Neden bilmiyorum ama bunu hissetmek bende bir boşluk yarattı. “Neden eskisi gibi internette bir şeylerin sebebini araştırıp, aradığımı bulduktan sonra biraz olsun rahatlamış hissetmiyorum ki” dedim kendi içimden. Ondan sonra dedim ki; “Acaba blog yazarlığı öldü mü?” Hani insanlar kendi yapmadıkları veya kendi izlemediği bir TV programını kimse izlemiyormuş sanırlar ya, heh işte ondan böyle bir soru geldi aklıma. Hemen açtım arama motorunu ve “blog yazarlığı bitti mi” yazıp çöktüm enter’in üstüne.

Blog yazmak

Peki Blog Yazarlığı Bitmiş mi?

Nerede kalmıştım, “blog yazarlığı bitti mi” yazıp çöktüm enter’in üstüne. Ooo bir baktım çıkan liste baya kabarık, “bloglar ölüyor mu?”, “kişisel blogların devri bitti mi?” gibi gibi başlıklar gördüm ve bunu düşünen tek kişi olmadığımı gördüm. Biraz listeyi kontrol ettikten sonra hemen insanlığın %80’inin yaptığını yaptım ve ilk sıradaki linke tıkladım. Oktay adında bir blogdaşımın yazısını okudum, o blog yazarlığının ölmediğini düşündüğünü yazmış. Bir arkadaş ortamında konuşma arasında çıkan bu meraktan dolayı da bunu blogunda paylaşmış. Onun böyle düşünmesine mutlu oldum, demek ki hala benim gibi internet haberciliğinin ve bilgi paylaşımının bitmediğini düşünenler varmış, çok hoş. Bu düşünceye kapılan kişilerin daha çok, konuya maddi baktıklarını ve hatta sosyal medya ile birlikte türeyen fenomenlere özenip bir günde fenomen olabilecekleri düşüncesiyle bu başlıkların çıktığını düşünüyorum.

Sosyal Medya Blog Yazarlığını Etkiliyor mu?

Aslına bakılırsa blog yazarlığı ile sosyal medya fenomenliği birbirinden fark kişiler, yani aynı kulvarın yarışçısı değiller fakat bir ortak yanları var; İçerik üretimi. İster blog yazarı ol ister sosyal medya fenomeni, sen yaptığın işler kadar birisindir. Ürettiğin içerik birileri tarafından okunmuyorsa/ilgi görmüyorsa senin de yaptığın işin veya “ben fenomenim, ben blog yazarıyım” demen de bir anlam ifade etmez. İnsanların faydasına olan bir şey yapılmıyorsa/yazılmıyorsa o mecrayı boşa meşgul etmeyin güzel kardeşim.

Şimdilerde bir tik tok uygulaması çıktı, başımı nereye çevirsem o güzelim Türk gençliğinin tuhaf içerikler üretme amacıyla ne saçmalıklara bulaştığını görüyorum. Haa yok mu bunu düzgün bir amaçla kullanan, YOK HOCAM YOK. Uygulamanın amacı zaten saçmalık (ya da bana öyle geliyor emin değilim). Neyse bu tik tok olayını biraz inceleyip daha sonra başka bir yazımda detaylandırabilirim.

Lafı Çok Uzattım Galiba

Çokta konuyu uzatmadan bugün yaptığım araştırma sonucu “blog yazmak istiyorum” adlı yazımı yazmış oldum. Kısacası internet olduğu sürece blog yazarlığının ölmeyeceği gibi, asıl kaynağı internet olan bir çok şeyin bitmeyeceğini ve hatta daha da güçleneceğini düşünüyorum. Haa yeni mecralar çıkabilir, rekabet artabilir (güzeldir) veya kapanan/yasaklanan şeyler olabilir bunlar doğal süreçlerdir.

Doğru bilgiye ulaşmak isteyen kişilerin hep var olacağını da hesaba katarsak yaşasın bloglar ve blog yazarları diyebiliriz.

Kalın sağlıcakla…

BENZER KONULAR

8 Yorum

  1. gökhan dedi ki:

    hocam çok güzel yazıyorsunuz sizin yazıları su gibi soluksuz okuyorum, elinize sağlık.

  2. esra dedi ki:

    internet gibi bir şey varken online yazarlık biter mi hocam o kadar gazete bu internet yüzünden kapanmadı mı 🙂

  3. yazar hande dedi ki:

    ne güzel anlatmışsınız yaşasın blog yazarlığıııı

  4. davut irili dedi ki:

    pek yazan kalmadı hepsi reklam peşinde sen de yaz hocam ama bu yolda devam edin

    • TL dedi ki:

      Reklam için her şey yazmamalı insanlar ama bir yerden sonra para kazanılmazsa gerçekten ameleliğe döner bu yüzden reklam olmalı =) hepinize teşekkürler duygularınız için.

  5. Aslı Tunca dedi ki:

    Hobi olarak yine yazılır elbette.
    Öte yandan okunan siteler 8-10 yıl önce kurulmuş aşırı otoriter siteler zaten.

    Günümüzde sıfırdan açılacak bir blogun YouTube, Instagram ve Tiktok karşısında şansı yok maalesef.
    İnsanlar artık oturup uzun uzun okumak değil izlemek istiyor.

    Hatta YouTube’un 10 dakikalık videoları bile uzun diye eleştiriliyor.
    Reels ve IGTV tercih ediliyor.

    Hal böyleyken kimseyi 1000 kelimelik içerikleri okumaya yöneltemeyecektir yeni açılmış bir blog.
    Üzücü ama bunlar gerçekler.

    • TL dedi ki:

      Selam Aslı, öncelikle yorumun için teşekkürler, günümüz şartlarına bakarsak düşüncelerinde haklısın ve bazılarında hemfikiriz. İnsanların arayışlarını öncelikle videolu içeriklerde yapmasını bilgiye kolay ulaşmak isteyişinden kaynaklı olduğunu söylersek yalan olmaz.

      Fakat araştırdığı konuları videolarda bulamayanların yine ilk tercihi google araması ve karşısına çıkan yazılı içerikler olacaktır. Youtube’da vb. diğer videolu içeriklerin yarısından fazlasının bize bir şey katmayan gereksiz bilgiler ve henüz her bilginin videolu olarak yer almadığını da göz önünde bulundurursak ben hala yazılı içeriklerin değerli olduğunu düşünüyorum.

      Sonuç olarak; videolu içeriklerin kalitesi ne zaman artış gösterip bize lazım olan asıl bilgiyi sunmaya başlarsa işte o zaman yazılı içeriklerin ömrü biter. İnsanların izlemek istediği kişilerin hayatları mı yoksa bilgi veren videolar mı o da ayrı bir tartışma konusu bence.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir